Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçu, Cezası Davası

TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET VERME SUÇU VE TÜRK CEZA HUKUKUNDAKİ DÜZENLEMESİ
1. Giriş
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, Türk Ceza Hukuku’nda dikkat çeken ve uygulamada oldukça sık karşılaşılan bir suç tipidir. Bu suç tipi genellikle trafik kazaları, iş kazaları, ihmali davranışlar veya öngörülebilir tehlikelerin dikkate alınmaması gibi durumlar sonucunda meydana gelmektedir. Türk Ceza Kanunu, suçun oluşması için failin kastının bulunmamasını, ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranış sonucu bir kimsenin ölümüne neden olunmasını aramaktadır. Bu bağlamda, taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, hem ceza sorumluluğu hem de kusur değerlendirmesi açısından önemli hukuki meseleler barındırmaktadır.
2. Taksir Kavramı ve Hukuki Tanımı
Taksir, Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışla suçun neticesinin öngörülememesi durumunda taksirden söz edilir. Kanun, ayrıca bilinçli taksiri de düzenlemektedir: kişi, neticeyi öngörmesine rağmen basit bir güven veya hafiflik içerisinde neticenin gerçekleşmeyeceğini düşünerek davranışta bulunursa, bilinçli taksir söz konusu olur. Bu ayrım, özellikle cezanın belirlenmesi noktasında önem arz eder.
3. Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçunun Unsurları
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, TCK’nın 85. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası basit taksir halini, ikinci fıkrası ise bilinçli taksir halini kapsamaktadır. Bu suçun unsurları aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
a) Fail: Suçun faili herkes olabilir. Gerçek kişiler tarafından işlenebilir; tüzel kişiler fail olamaz ancak idari yaptırımlar söz konusu olabilir.
b) Fiil: Failin hukuka aykırı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir hareket gerçekleştirmesi gerekir. Bu hareketin, failin öngörmediği ancak öngörmesi gereken bir ölüm neticesine yol açması gerekir.
c) Netice: Mağdurun ölümü bu suçun maddi unsurunu oluşturur. Ölümün, failin davranışıyla nedensellik bağı içerisinde gerçekleşmiş olması gerekir.
d) Nedensellik Bağı: Fiil ile ölüm neticesi arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.
e) Taksir: Failin kusuru taksir türünden olmalı, yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sonucu neticenin gerçekleşmesi söz konusu olmalıdır.
4. Suçun Hukuki Konusu ve Korunan Hukuki Yarar
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçunda korunan hukuki yarar bireyin yaşama hakkıdır. Bu suçla, bireyin yaşamı üzerindeki hukuki koruma güçlendirilmekte ve kişilerin toplum içinde dikkat ve özen yükümlülüklerine riayet etmeleri beklenmektedir.
5. Suçun Nitelikli Halleri
TCK m.85/2’de, bilinçli taksir hali düzenlenmiştir. Bilinçli taksir, cezanın artırılmasına yol açan bir nitelikli haldir. Eğer fail, ölüm neticesini öngörmesine rağmen, gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket etmişse, ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
TCK m.85/2 ayrıca birden fazla kişinin ölümü veya bir kişinin ölümü ile birlikte bir ya da birden fazla kişinin yaralanması hâlinde verilecek cezanın artırılmasını da öngörür. Bu durumda verilecek ceza 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır.
6. Cezai Yaptırımlar
TCK m.85/1 uyarınca taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bilinçli taksir halinde ceza artırılarak uygulanır.
TCK m.85/2’ye göre birden fazla kişinin ölümü veya bir kişinin ölümüyle birlikte birden fazla kişinin yaralanması durumunda ise ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır.
7. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Erteleme
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçunda, verilen cezanın 2 yıl veya altında olması durumunda ve diğer yasal koşulların da gerçekleşmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi mümkündür. Ancak mağdurun ölmesi nedeniyle bu tür durumlarda mağdur yakınlarının talepleri ve mağduriyetin ağırlığı dikkate alınarak uygulama yapılmaktadır.
8. Şikâyet, Zamanaşımı ve Dava Koşulları
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu re’sen soruşturulan ve kovuşturulan bir suçtur; şikâyet aranmaz. Suçun dava zamanaşımı süresi genel hükümler uyarınca 15 yıldır (TCK m.66/1-e).
9. Uygulamada Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçuna Örnekler
-
Trafik kazaları: En yaygın örneklerden biridir. Sürücünün kırmızı ışıkta geçmesi, hız limitini aşması veya alkollü şekilde araç kullanması sonucunda bir kişinin ölmesi, taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturabilir.
-
İş kazaları: İşverenin gerekli iş güvenliği önlemlerini almaması sonucu çalışan bir işçinin hayatını kaybetmesi.
-
Tıbbi malpraktis: Hekimin mesleki özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu hastanın hayatını kaybetmesi durumu.
10. Ceza Sorumluluğu Açısından Değerlendirme
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu bakımından failin kastı olmamakla birlikte kusur derecesi önem arz eder. Basit taksir ile bilinçli taksir ayrımı, failin cezai sorumluluğunu doğrudan etkilemektedir. Bilinçli taksir halinde, failin öngörüsü mevcut olduğu için cezanın artırılması söz konusudur. Bu nedenle her somut olayda failin olay öncesi ve olay anındaki öngörü kapasitesi, bilgi ve tecrübe düzeyi, mesleği gibi unsurlar dikkate alınarak değerlendirme yapılır.
11. Hukuki ve Toplumsal Önemi
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, yalnızca ceza hukukunun değil, aynı zamanda toplumsal güvenlik ve yaşam hakkının korunması açısından da büyük önem taşır. Suçun işlenmesini önlemeye yönelik alınacak tedbirler, örneğin trafik eğitimi, iş güvenliği denetimleri, mesleki yeterlilik uygulamaları gibi koruyucu önlemler, hem suçun önlenmesine hem de adaletin sağlanmasına katkı sağlar.
12. Sonuç
Taksirle ölüme sebebiyet verme suçu, dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali sonucu bireyin hayatına son verilmesi durumunda oluşan önemli bir suç tipidir. Türk Ceza Kanunu, bu suçla ilgili olarak failin kastı olmamasına rağmen, toplum düzenini ve bireyin yaşam hakkını korumayı amaçlayarak cezai yaptırımlar öngörmüştür. Bilinçli taksir ayrımı ve nitelikli haller ile birlikte, ceza adaleti sisteminin esnekliğini sağlayan düzenlemeler, her somut olayda hakkaniyete uygun bir karar verilmesini mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla, hem uygulayıcılar hem de toplum açısından dikkatli değerlendirilmesi gereken bir suç tipidir.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel törenMadde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme... +Devamını oku
-
Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâliTerkCeza kanunu Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse,... +Devamını oku
-
Aile Düzenine Karşı SuçlarKötü muameleMadde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Askerî komutanlıkların gasbıMadde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet... +Devamını oku
-
Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
-
Başkasının Kimliğini Kullanma Suçu: TCK m.268 Kapsamında Hukuki DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu'nun 268. maddesi, başkasının kimliğini kullanma suçunu düzenlemektedir ve bu suç, bir kişinin başkasının kimlik bilgilerini haksız bir şekilde kullanarak, o kişinin yerine işlem yapması veya onun kimliğini taklit etmesiyle oluşur. TCK m.268/1, “başkasının kimlik bilgilerini kullanarak herhangi bir suç... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDA TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI Hukuk sistemimizde Türk Vatandaşlığının kaybı halleri 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 23. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Türk vatandaşlığı, seçme hakkının kullanılması ile ve yetkili makamın kararı ile kaybedilir. Türk vatandaşlığının kazanılmasında olduğu gibi kaybedilmesine yönelik işler de... +Devamını oku
-
Yasama organına karşı suçMadde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre... +Devamını oku
-
Memnu Hakların İadesi (Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi) Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik ve Bilgilendirici İncelemeGirişCeza hukukunun temel işlevlerinden biri, işlenen suçlara karşı toplum düzenini korumaktır. Ancak ceza infaz sistemi sadece cezalandırma değil, aynı zamanda topluma kazandırma ve yeniden entegrasyon amacını da taşır. Bu bağlamda, mahkûmiyetin bireyin tüm yaşamı... +Devamını oku
-
Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
-
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı SuçlarTüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasıMadde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.Etkin pişmanlık Madde 254(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet... +Devamını oku
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Suçu bildirmemeMadde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara... +Devamını oku
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
-
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmaMadde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki... +Devamını oku
-
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
-
FuhuşMadde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya... +Devamını oku
-
Halkı askerlikten soğutmaMadde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
-
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti... +Devamını oku
-
Nefsi Müdafaa (Meşru Müdafaa) Savunması Nasıl Yapılır?Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişTürk Ceza Hukuku’nda nefsi müdafaa (meşru müdafaa), hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak düzenlenmiş olup, saldırıya uğrayan bireyin ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran önemli bir kurumdur. Nefsi müdafaa, hem bireyin temel hak ve özgürlüklerini koruma altına alan bir güvence aracı, hem... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı SuçlarCumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.... +Devamını oku
-
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Kötü muameleCeza kanunu Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan... +Devamını oku
-
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
-
Suçu ve suçluyu övmeMadde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Meşru müdafaa, hukuka uygunluk sebeplerinden biri olup, bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelik bir saldırıyı bertaraf etmek amacıyla orantılı bir savunmada bulunmasıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 25/1 uyarınca, hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilen meşru müdafaa, cezai sorumluluğu ortadan kaldırır.Meşru Müdafaanın ŞartlarıHaksız Bir Saldırının Mevcut Olması: Meşru müdafaanın... +Devamını oku
-
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasıMadde 234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil cebir veya tehdit... +Devamını oku