Yaralama Suçu

Yaralama Suçu ve Hukuki Boyutu
Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ele alınan yaralama suçu, bir kişinin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesi anlamına gelir. TCK’nın 86. maddesinde düzenlenen bu suç, basit yaralama ve nitelikli yaralama olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması gerekmektedir.
Basit Yaralama Suçu ve Cezası
TCK 86/1’e göre, bir kimsenin kasten yaralanması halinde fail, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, yaralama eylemi mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikteyse, hapis cezası altı aydan bir yıla kadar olabilir.
Nitelikli Yaralama Suçu ve Cezaları
Türk Ceza Kanunu’nun 86/3. maddesi, yaralama suçunun bazı durumlarda daha ağır cezalarla cezalandırılacağını düzenler. Nitelikli yaralama halleri şunlardır:
- Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı işlenmesi
- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi
- Silahla işlenmesi
- Canavarca hisle veya eziyet çektirerek işlenmesi
- Kadına veya çocuğa karşı işlenmesi
Bu durumlarda ceza bir kat artırılır ve failin tutuklanma ihtimali doğar.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu
Eğer kasten yaralama sonucu mağdurun:
- Duyularından veya organlarından birinin işlevi sürekli olarak bozulursa,
- Konuşma veya çocuk yapma yeteneği kaybolursa,
- Yüzünde kalıcı bir iz meydana gelirse,
- Hayati tehlike geçirmişse,
Beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası verilir. Eğer mağdur ölürse ancak failin kastı öldürmek değilse, bu durumda ceza on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis olarak belirlenir.
Meşru Yaralama Suçları ve Hukuki Dayanakları
Bazı hallerde yaralama suç teşkil etmez veya faile ceza verilmez. Bu durumlar hukuka uygunluk nedenleri kapsamında değerlendirilir.
Meşru Müdafaa (TCK 25/1)
Bir kişi kendisini veya başkasını haksız bir saldırıdan korurken karşı tarafı yaralarsa, ceza almaz. Ancak orantılılık ilkesine dikkat edilmelidir. Örneğin, bir kişi hafif bir tehdide aşırı bir güçle karşılık verirse, meşru müdafaa hükümleri uygulanmayabilir.
Zorunluluk Hali (TCK 25/2)
Kendi hayatını veya bir başkasının hayatını kurtarmak için başkasını yaralamak zorunda kalan kişi, zorunluluk hali sebebiyle ceza almayabilir. Örneğin, birinin üzerine düşmekte olan ağır bir cisimden kaçarken başka bir kişiye çarpıp onu yaralayan kişi ceza almaz.
Hekimlerin ve Sağlık Personelinin Müdahaleleri (TCK 24)
Doktorlar ve sağlık çalışanları, tıbbi müdahaleler sırasında hastalarını yaralayabilir. Ancak, bu durum hukuka uygunluk teşkil eder. Ameliyat veya tedavi amaçlı yapılan tıbbi müdahaleler, hastanın rızasıyla gerçekleştirildiği sürece suç sayılmaz.
Spor Müsabakalarındaki Yaralamalar
Futbol, boks, güreş gibi temas sporlarında, oyuncuların birbirlerini istemeden yaralamaları suç teşkil etmez. Ancak kural dışı, kasıtlı ve aşırı şiddet içeren hareketler hukuka aykırı sayılabilir.
Yaralama Suçunda Şikayet ve Soruşturma Süreci
Basit yaralama suçlarında mağdur şikayetçi olmazsa, soruşturma yapılmaz. Ancak nitelikli yaralama suçları re’sen (kendiliğinden) soruşturulur ve şikayete tabi değildir.
Zamanaşımı Süresi
Yaralama suçlarında dava açılabilmesi için belirlenen zamanaşımı süresi:
- Basit yaralama suçları için 8 yıl,
- Ağır yaralama suçları için 15 yıl olarak belirlenmiştir.
Eğer bu süre zarfında dava açılmazsa, suç zamanaşımına uğrar ve fail ceza almaz.
Türk Ceza Kanunu'na göre yaralama suçu, mağdurun beden bütünlüğünü ihlal eden bir fiil olarak değerlendirilir ve ciddi cezai yaptırımlara tabidir.
Ancak meşru müdafaa, zorunluluk hali ve tıbbi müdahaleler gibi durumlar, hukuka uygunluk nedenleri kapsamında değerlendirilir ve fail cezalandırılmaz. Yaralama suçlarına ilişkin davalarda doğru savunma yapmak, hukuki süreçleri takip etmek ve hak kaybına uğramamak için uzman bir avukata danışmak önemlidir.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçCeza kanunu Madde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul... +Devamını oku
-
DilencilikMadde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş... +Devamını oku
-
Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
-
25 Temmuz 1989 tarihinde Kırklareli’nde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Kırklareli’nde, yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde iyi bir derece ile tamamlamıştır. Avukatlık ruhsatını 2014 yılında İstanbul Barosu’ndan alan Av. Uğur Azap, kısa bir süre Cumhuriyet Savcılığı yapmıştır. 2019 yılından beri Antalya Barosu’na kayıtlı olarak mesleki faaliyetlerini sürdürmekte olup,... +Devamını oku
-
Organ veya doku ticaretiCeza kanunu Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Organ veya doku... +Devamını oku
-
Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku