TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI

5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDA

TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI

Hukuk sistemimizde Türk Vatandaşlığının kaybı halleri 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanununun 23. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Türk vatandaşlığı, seçme hakkının
kullanılması ile ve yetkili makamın kararı ile kaybedilir. Türk vatandaşlığının kazanılmasında
olduğu gibi kaybedilmesine yönelik işler de yurtiçinde İçişleri Bakanlığı tarafından, yurt dışında dış
temsilcilikler tarafından yürütülmektedir.
Türk Vatandaşlığının yetkili makam kararı ile kaybedilmesi çıkma, kaybettirme veya Türk
vatandaşlığına alınmanın iptali olarak 3 şekilde gerçekleşir:
A) Türk vatandaşlığını çıkma belgesi almak suretiyle kaybedecek kişilerin birtakım şartları
sağlaması gerekmektedir. Şöyle ki;
1) Türk vatandaşlığından çıkmak isteyen kişi ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmalıdır.
1) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olması veya yabancı devlet vatandaşlığını
kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunması gerekmektedir. (Bu şart ile kişilerin vatansız
kalmaması amaçlanmıştır.)
2) Bu kişinin herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle aranmaması gerekmektedir.
3) Hakkında herhangi bir mali veya cezai tahdit bulunmaması gerekmektedir.
Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmak amacıyla Türk vatandaşlığından
çıkmak için izin isteyen kişilerin taleplerinin uygun görülmesi halinde İç İşleri Bakanlığınca
Türk vatandaşlığından çıkma izin belgesi verilir. Kişi, verilen bu izin sonucunda veya
öncesinde yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgelemesi halinde İç İşleri
Bakanlığınca Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir.
Çıkma izin belgesi, karar tarihinden itibaren 2 (iki) yıl geçerlidir. İzin belgesi alan
kişi, bu süre içerisinde yurt içinde ikamet ettiği yer valiliğine, yurt dışında ise dış
temsilciliklere yabancı devlet vatandaşlığını kazandığına dair bilgi ve belgeleri vermek
zorundadır. Kişi süresi içerisinde yabancı devlet vatandaşlığını kazanamazsa çıkma izin
belgesi geçersiz hale gelecektir.
Çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimi ile birlikte kişi, Türk vatandaşlığını
kaybeder. Türk vatandaşlığını kaybeden kişinin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır
ve kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulurlar.
Eşlerden birinin çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybetmesi diğer eşin
vatandaşlığını etkilemez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana ya da babanın talebinin
bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da Türk
vatandaşlığını kaybeden ebeveyn ile birlikte Türk vatandaşlığını kaybeder. Ebeveynlerden
diğerinin muvafakat vermemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır. Türk
vatandaşlığını kaybetmesi halinde çocuklar vatansız hale gelecekse çocukların
vatandaşlığı kaybetmesine izin verilmez. Burada da yine amaç kimsenin vatansız
olmamasıdır.

Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlere bazı haklar tanınmaktadır:

Doğumla Türk vatandaşı olup sonrasında çıkma izni alarak türk vatandaşlığını kaybedenler
ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, 5901 sayılı Kanunun 28. Maddesinde belirtilen istisnalar
dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. (Milli güvenliğe
ve Kamu düzenine ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.)
5901 sayılı Kanunun 28. Maddesi kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen
araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur. Bu kişilerin
sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklıdır ve bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki
hükümlere tabidirler. 28. Madde kapsamında bulunan kişiler, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku
rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Ancak kamu kurum ve
kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler. Cumhurbaşkanı gerekli
görmesi halinde üçüncü dereceden itibaren hangi dereceye kadar olan altsoyların bu maddede
tanınan haklardan faydalanabileceğini belirleyebilir.
5901 sayılı Kanunun 28. maddesi hükümlerinden yararlanacak olan altsoyun, üstsoyu ile soy
bağını belgelendirmesi şartı bulunmaktadır. Bu madde kapsamında bulunan kişilere, talepleri
halinde bu maddede belirtilen haklardan faydalanabileceklerini gösteren Mavi Kart düzenlenir. Bu
maddenin sağladığı hakların kullanılmasında Mavi Kartın ibrazı yeterlidir. Kartın ibraz edilememesi
durumunda Kimlik Paylaşımı Sistemi aracılığıyla Mavi Kartlılar Kütüğünden alınacak kayıt örneği
ve uyruğunda bulunulan devlet makamlarınca verilmiş kimlik bilgilerini gösteren belge ile işlem
yapılır. Bu kişilerin kimlik bilgilerinde değişiklik olması durumunda uyruğunda bulunduğu devlet
makamından alınmış eski ve yeni kimlik bilgilerini gösteren belgenin usulüne göre tasdik edilmiş
Türkçe tercümesi ile birlikte ibrazı zorunludur. Bu madde kapsamında bulunan kişilere Bakanlığın
tespit edeceği esaslar çerçevesinde kimlik numarası verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası
aranan yerlerde bu kimlik numarası kullanılır.

B) Bazı eylemleri gerçekleştiren kişilerin resmi makamlarca tespit edilmesi halinde bu kişilerin
Türk vatandaşlığı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kaybettirilebilir.
1) Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunan ve
bu görevi bırakmaları kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare
amirleri tarafından bildirilerek kendilerine 3 aydan az olmayacak şekilde uygun süre
verilmesine karşın bu süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayan kişilerin Türk
vatandaşlığı kaybettirilebilir.
4) Cumhurbaşkanının izni olmaksızın Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin her türlü
hizmetinde kendi istekleriyle çalışmaya devam edenlerin Türk vatandaşlığı kaybettirilebilir.
5) İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanların Türk
vatandaşlığı kaybettirilebilir.
6) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302 nci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci,
312 nci, 313 üncü, 314 üncü ve 315 inci maddelerinde yazılı suçlar nedeniyle hakkında
soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine
ulaşılamayan vatandaşlar, bu durumun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya
kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde
vatandaşlıklarının kaybettirilmesi amacıyla Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça Resmî Gazetede
yapılan yurda dön ilanına rağmen üç ay içinde yurda dönmemeleri halinde, bu kişilerin Türk
vatandaşlıkları Cumhurbaşkanı kararıyla kaybettirilebilir.

Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazetede
yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Kaybettirme kararları şahsi olup Türk
vatandaşlığını kaybeden kişinin eş ve çocuklarını etkilemez.
C) Türk vatandaşlığını kazanma kararı; Türk vatandaşlığını kazanan kişinin yalan beyanı
veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda
verilmiş ise kararı veren makam tarafından bu kişinin Türk vatandaşlığı iptal edilir. İptal
kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır. Vatandaşlığı iptal edilenler
hakkında 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri
Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bunlardan mallarının tasfiyesi gerekli görülen
hallerde bu husus iptal kararında belirtilir. Türk vatandaşlığı iptal edilen kişiler en geç bir yıl
içinde Türkiye'deki mallarını tasfiye etmek zorundadır. Aksi halde, malları Hazinece
satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dahil bir kamu
bankasına yatırılır. Bu kişiler iptal kararı aleyhine yargı yoluna başvurdukları takdirde
malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.
2) Türk vatandaşlığının seçme hakkının kullanılması suretiyle kaybedilmesinde ise
aşağıda belirtilen kişiler ergin olmalarından itibaren 3 yıl içerisinde seçme hakkını
kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılabilirler:
A) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle doğumla Türk vatandaşı olanlardan
yabancı ana veya babanın vatandaşlığını doğumla veya sonradan kazananlar
B) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan doğum yeri
esasına göre yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar
C) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar
D) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı oldukları halde, sonradan yabancı ana veya
babasının vatandaşlığını kazananlar
E) Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını kazanmış ana veya babaya bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kazananlar
Ancak vatandaşlığın kaybı halinde bu kişi vatansız kalacak ise kişi seçme hakkını
kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılamaz. Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kaybı,
bu hakkın kullanılmasına dair şartların varlığının tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren
hüküm ifade eder. Eşlerden birinin seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını
kaybetmesi diğer eşin vatandaşlığını etkilemez. Türk vatandaşlığından ayrılan ana ya da
babanın talebinin bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da
Türk vatandaşlığından ayrılan ebeveyn ile birlikte Türk vatandaşlığından ayrılır.
Ebeveynlerden diğerinin muvafakat vermemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır.
Türk vatandaşlığından ayrılması halinde çocuklar vatansız hale gelecekse çocukların
vatandaşlıktan ayrılmasına izin verilmez. Burada da yine amaç kimsenin vatansız
olmamasıdır.

İçerik Yayınlanma Tarihi: Per, 01/16/2025 - 12:21

Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 699 konu bulundu
  • Davanın nakliMADDE 19(1) Yetkili hâkim veya mahkeme, hukukî veya fiilî sebeplerle görevini yerine getiremeyecek hâlde bulunursa; yüksek görevli mahkeme, davanın başka yerde bulunan aynı derecede bir mahkemeye nakline karar verir.(2) Kovuşturmanın görevli ve yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli olursa, davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister.... +Devamını oku
  • İşkence ve EziyetİşkenceCeza kanunu Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt... +Devamını oku
  • Silâhlı örgütMadde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,... +Devamını oku
  • Şerefe Karşı Suçlar Türk Ceza KanunuHakaretTCK Madde 125(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)50 veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç... +Devamını oku
  • Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
  • Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
  • Güveni kötüye kullanmaMadde 155(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)... +Devamını oku
  • Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Suç üstlenmeMadde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
  • Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeCinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren... +Devamını oku
  • Türk Ceza Hukuku’nda suçlar Türk Ceza Kanunu’nda (TCK, 5237 sayılı Kanun) sistematik bir şekilde düzenlenmiştir. Kanun; Genel Hükümler ve Özel Hükümler olmak üzere iki kitaptan oluşur. Suç tipleri esasen Özel Hükümler (Madde 76 – 345) arasında düzenlenmiştir. Aşağıda suçlar, TCK sistematiğine göre madde madde özetlenmiştir:I. KİTAP: Genel Hükümler(Suçun tanımı, ceza sorumluluğu, ceza türleri vb... +Devamını oku
  • Adli Suçlar: Türk Ceza Hukuku Açısından Genel Bir İncelemeAdli suçlar, kamu düzenini, adaletin işleyişini ve yargı sisteminin güvenilirliğini hedef alan suç tipleridir.Türk Ceza Kanunu’nda bu suçlar genellikle “Adliyeye Karşı Suçlar” başlığı altında, 204 ila 281. maddeler arasında düzenlenmiştir.Bu suçlar arasında en yaygın olanları; resmi belgede sahtecilik, yalan tanıklık, adli mercilere yalan... +Devamını oku
  • Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
  • Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
  • Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukukuna Göre Detaylı İncelemeYaralama suçları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bireylerin vücut bütünlüğünü koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Bu suçlar, failin mağdura fiziksel zarar vermesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Türk hukuk sisteminde, yaralama suçları basit ve nitelikli olmak üzere iki ana kategoride ele alınmaktadır. İşte TCK'... +Devamını oku
  • Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkYağma TCK Madde (TCK 148)(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla... +Devamını oku
  • Türk Ceza Kanunu Madde 125 Kapsamında Hakaret Suçu: Hukuki Bir İncelemeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, bireyin onur, şeref ve saygınlığını koruma amacı güden “hakaret” suçunu düzenlemektedir. Hakaret suçu, kişilik haklarını ihlal eden fiiller arasında yer almakta ve hem bireyin toplum içindeki itibarını hem de öz saygısını güvence altına almaktadır. TCK m. 125/1 uyarınca, “bir kimseye onur,... +Devamını oku
  • Genel Ahlaka Karşı SuçlarHayasızca hareketlerMadde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MüstehcenlikMadde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği... +Devamını oku
  • Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla teminiMadde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin... +Devamını oku
  • Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılamaMadde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını... +Devamını oku
  • Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamaMadde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye... +Devamını oku
  • İKİNCİ BÖLÜMGörevMADDE 3(1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlıkMADDE 4(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır.(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler
  • Devlete karşı savaşa tahrikMadde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye... +Devamını oku
  • Ses veya görüntülerin kayda alınmasıMadde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Silâh sağlamaMadde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
  • Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
  • Suç işlemeye tahrikMadde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren... +Devamını oku
  • Kötü muameleCeza kanunu Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan... +Devamını oku
  • Elektronik Kelepçe Nedir?Elektronik kelepçe uygulaması, modern ceza adaleti sistemlerinde suçla mücadelede ve toplum güvenliğini sağlamada önemli bir alternatif denetim yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle cezanın infazı, adli kontrol ve koruma tedbirleri bağlamında kullanılan bu yöntem, hem cezaevlerinin yükünü azaltmakta hem de şüpheli veya hükümlü bireylerin toplumla bağını koparmadan... +Devamını oku
  • Muhafızın görevini kötüye kullanmasıMadde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden... +Devamını oku
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiMadde 88(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.Taksirle yaralamaMadde 89(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin... +Devamını oku
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesiMadde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,... +Devamını oku

Sayfalar