Cinsel Saldırı

Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İnceleme
Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren eylemleri kapsar. Suçun daha ağır şekli ise organ veya cisim sokulması suretiyle işlendiğinde ortaya çıkar ve bu durum TCK m.102/2 kapsamında değerlendirilir. Bu halde fail, 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır.
Cinsel saldırı suçunun unsurları arasında failin kasti hareketi, mağdurun rızasının bulunmaması ve cinsel mahiyette bir fiil yer alır. Rıza kavramı, mağdurun serbest iradesiyle ve bilinci açık şekilde onay vermesini ifade eder. Şiddet, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen herhangi bir araçla alınan rıza geçersizdir. Mağdurun yaşı, akıl sağlığı ve eyleme karşı koyma gücü de rızanın değerlendirilmesinde belirleyici rol oynar. On beş yaşını doldurmamış çocuklara karşı yapılan her türlü cinsel fiil ise doğrudan cinsel istismar olarak kabul edilir (TCK m.103).
Cinsel saldırı suçu, hem kadınlara hem erkeklere karşı işlenebilen bir suçtur; bu nedenle cinsiyet ayrımı yapılmaz. Suçun faili herkes olabilirken, mağdurun da herhangi bir özellik taşıması gerekmez. Ancak suçun evlilik birliği içinde işlenmesi durumunda soruşturma ve kovuşturma koşulları farklılık arz eder. Eşler arasında cinsel saldırı suçunun takibi, mağdur eşin şikayetine bağlıdır (TCK m.102/4). Suçun kamu görevlisi tarafından veya hizmet ilişkisinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi, nitelikli hal kapsamında cezayı artırıcı sebepler arasındadır.
Cinsel saldırı suçunda mağdurun beyanı, delil niteliği açısından özel önem taşır ancak tek başına mahkumiyet için yeterli olmayabilir. Adli muayene raporları, tanık beyanları, dijital deliller gibi diğer unsurlar da değerlendirilmelidir. Suçun mağdur üzerinde yarattığı fiziksel ve psikolojik etkiler, cezanın belirlenmesinde dikkate alınır. Failin suçu işlerken planlı hareket etmesi, mağdura zarar verme kastı ve suçu gizleme çabası ağırlaştırıcı nedenler arasında sayılır. Öte yandan, etkin pişmanlık hükümleri cinsel saldırı suçlarında uygulanmamaktadır.
TCK’da yer alan düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve uluslararası ceza hukuku ilkeleriyle büyük ölçüde uyumludur. Cinsel saldırı suçlarına ilişkin davalarda hâkimler, delil serbestisi ilkesine dayanarak somut olayın özelliklerine göre karar verir. Türk yargı pratiğinde bu suçlarla ilgili cezaların infazı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan hakları ilkeleri doğrultusunda sıkça tartışılmaktadır. Ayrıca mağdurun korunması amacıyla gizlilik kararı, tanık koruma ve psikolojik destek gibi tedbirler uygulanabilir. Nihayetinde, cinsel saldırı suçları toplumsal düzeni, bireylerin özgürlüğünü ve insan onurunu derinden zedeleyen ciddi suçlardır.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılmaMadde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri... +Devamını oku
-
Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
-
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suçMadde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç... +Devamını oku
-
Kusur nedir?Kusur, failin suçu işlerken bilinçli ve iradi davranmasıdır. Kast ve taksir olarak ikiye ayrılır. Kast, suçu bilerek ve isteyerek işlemektir. Taksir ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaktır.
-
Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
-
Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır