TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI

5901 SAYILI TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU KAPSAMINDA
TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
Hukuk sistemimizde Türk Vatandaşlığının kaybı halleri 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanununun 23. Maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Türk vatandaşlığı, seçme hakkının
kullanılması ile ve yetkili makamın kararı ile kaybedilir. Türk vatandaşlığının kazanılmasında
olduğu gibi kaybedilmesine yönelik işler de yurtiçinde İçişleri Bakanlığı tarafından, yurt dışında dış
temsilcilikler tarafından yürütülmektedir.
Türk Vatandaşlığının yetkili makam kararı ile kaybedilmesi çıkma, kaybettirme veya Türk
vatandaşlığına alınmanın iptali olarak 3 şekilde gerçekleşir:
A) Türk vatandaşlığını çıkma belgesi almak suretiyle kaybedecek kişilerin birtakım şartları
sağlaması gerekmektedir. Şöyle ki;
1) Türk vatandaşlığından çıkmak isteyen kişi ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmalıdır.
1) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olması veya yabancı devlet vatandaşlığını
kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunması gerekmektedir. (Bu şart ile kişilerin vatansız
kalmaması amaçlanmıştır.)
2) Bu kişinin herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle aranmaması gerekmektedir.
3) Hakkında herhangi bir mali veya cezai tahdit bulunmaması gerekmektedir.
Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmak amacıyla Türk vatandaşlığından
çıkmak için izin isteyen kişilerin taleplerinin uygun görülmesi halinde İç İşleri Bakanlığınca
Türk vatandaşlığından çıkma izin belgesi verilir. Kişi, verilen bu izin sonucunda veya
öncesinde yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgelemesi halinde İç İşleri
Bakanlığınca Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir.
Çıkma izin belgesi, karar tarihinden itibaren 2 (iki) yıl geçerlidir. İzin belgesi alan
kişi, bu süre içerisinde yurt içinde ikamet ettiği yer valiliğine, yurt dışında ise dış
temsilciliklere yabancı devlet vatandaşlığını kazandığına dair bilgi ve belgeleri vermek
zorundadır. Kişi süresi içerisinde yabancı devlet vatandaşlığını kazanamazsa çıkma izin
belgesi geçersiz hale gelecektir.
Çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimi ile birlikte kişi, Türk vatandaşlığını
kaybeder. Türk vatandaşlığını kaybeden kişinin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır
ve kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulurlar.
Eşlerden birinin çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybetmesi diğer eşin
vatandaşlığını etkilemez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana ya da babanın talebinin
bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da Türk
vatandaşlığını kaybeden ebeveyn ile birlikte Türk vatandaşlığını kaybeder. Ebeveynlerden
diğerinin muvafakat vermemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır. Türk
vatandaşlığını kaybetmesi halinde çocuklar vatansız hale gelecekse çocukların
vatandaşlığı kaybetmesine izin verilmez. Burada da yine amaç kimsenin vatansız
olmamasıdır.
Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlere bazı haklar tanınmaktadır:
Doğumla Türk vatandaşı olup sonrasında çıkma izni alarak türk vatandaşlığını kaybedenler
ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, 5901 sayılı Kanunun 28. Maddesinde belirtilen istisnalar
dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. (Milli güvenliğe
ve Kamu düzenine ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.)
5901 sayılı Kanunun 28. Maddesi kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen
araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur. Bu kişilerin
sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklıdır ve bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki
hükümlere tabidirler. 28. Madde kapsamında bulunan kişiler, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku
rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Ancak kamu kurum ve
kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler. Cumhurbaşkanı gerekli
görmesi halinde üçüncü dereceden itibaren hangi dereceye kadar olan altsoyların bu maddede
tanınan haklardan faydalanabileceğini belirleyebilir.
5901 sayılı Kanunun 28. maddesi hükümlerinden yararlanacak olan altsoyun, üstsoyu ile soy
bağını belgelendirmesi şartı bulunmaktadır. Bu madde kapsamında bulunan kişilere, talepleri
halinde bu maddede belirtilen haklardan faydalanabileceklerini gösteren Mavi Kart düzenlenir. Bu
maddenin sağladığı hakların kullanılmasında Mavi Kartın ibrazı yeterlidir. Kartın ibraz edilememesi
durumunda Kimlik Paylaşımı Sistemi aracılığıyla Mavi Kartlılar Kütüğünden alınacak kayıt örneği
ve uyruğunda bulunulan devlet makamlarınca verilmiş kimlik bilgilerini gösteren belge ile işlem
yapılır. Bu kişilerin kimlik bilgilerinde değişiklik olması durumunda uyruğunda bulunduğu devlet
makamından alınmış eski ve yeni kimlik bilgilerini gösteren belgenin usulüne göre tasdik edilmiş
Türkçe tercümesi ile birlikte ibrazı zorunludur. Bu madde kapsamında bulunan kişilere Bakanlığın
tespit edeceği esaslar çerçevesinde kimlik numarası verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası
aranan yerlerde bu kimlik numarası kullanılır.
B) Bazı eylemleri gerçekleştiren kişilerin resmi makamlarca tespit edilmesi halinde bu kişilerin
Türk vatandaşlığı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kaybettirilebilir.
1) Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunan ve
bu görevi bırakmaları kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare
amirleri tarafından bildirilerek kendilerine 3 aydan az olmayacak şekilde uygun süre
verilmesine karşın bu süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayan kişilerin Türk
vatandaşlığı kaybettirilebilir.
4) Cumhurbaşkanının izni olmaksızın Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin her türlü
hizmetinde kendi istekleriyle çalışmaya devam edenlerin Türk vatandaşlığı kaybettirilebilir.
5) İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanların Türk
vatandaşlığı kaybettirilebilir.
6) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302 nci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci,
312 nci, 313 üncü, 314 üncü ve 315 inci maddelerinde yazılı suçlar nedeniyle hakkında
soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine
ulaşılamayan vatandaşlar, bu durumun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya
kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde
vatandaşlıklarının kaybettirilmesi amacıyla Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça Resmî Gazetede
yapılan yurda dön ilanına rağmen üç ay içinde yurda dönmemeleri halinde, bu kişilerin Türk
vatandaşlıkları Cumhurbaşkanı kararıyla kaybettirilebilir.
Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazetede
yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Kaybettirme kararları şahsi olup Türk
vatandaşlığını kaybeden kişinin eş ve çocuklarını etkilemez.
C) Türk vatandaşlığını kazanma kararı; Türk vatandaşlığını kazanan kişinin yalan beyanı
veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda
verilmiş ise kararı veren makam tarafından bu kişinin Türk vatandaşlığı iptal edilir. İptal
kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır. Vatandaşlığı iptal edilenler
hakkında 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri
Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bunlardan mallarının tasfiyesi gerekli görülen
hallerde bu husus iptal kararında belirtilir. Türk vatandaşlığı iptal edilen kişiler en geç bir yıl
içinde Türkiye'deki mallarını tasfiye etmek zorundadır. Aksi halde, malları Hazinece
satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dahil bir kamu
bankasına yatırılır. Bu kişiler iptal kararı aleyhine yargı yoluna başvurdukları takdirde
malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.
2) Türk vatandaşlığının seçme hakkının kullanılması suretiyle kaybedilmesinde ise
aşağıda belirtilen kişiler ergin olmalarından itibaren 3 yıl içerisinde seçme hakkını
kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılabilirler:
A) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle doğumla Türk vatandaşı olanlardan
yabancı ana veya babanın vatandaşlığını doğumla veya sonradan kazananlar
B) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan doğum yeri
esasına göre yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar
C) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar
D) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı oldukları halde, sonradan yabancı ana veya
babasının vatandaşlığını kazananlar
E) Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını kazanmış ana veya babaya bağlı olarak Türk
vatandaşlığını kazananlar
Ancak vatandaşlığın kaybı halinde bu kişi vatansız kalacak ise kişi seçme hakkını
kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılamaz. Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kaybı,
bu hakkın kullanılmasına dair şartların varlığının tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren
hüküm ifade eder. Eşlerden birinin seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını
kaybetmesi diğer eşin vatandaşlığını etkilemez. Türk vatandaşlığından ayrılan ana ya da
babanın talebinin bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da
Türk vatandaşlığından ayrılan ebeveyn ile birlikte Türk vatandaşlığından ayrılır.
Ebeveynlerden diğerinin muvafakat vermemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır.
Türk vatandaşlığından ayrılması halinde çocuklar vatansız hale gelecekse çocukların
vatandaşlıktan ayrılmasına izin verilmez. Burada da yine amaç kimsenin vatansız
olmamasıdır.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
İnsan ticaretiCeza kanunu Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek... +Devamını oku
-
Yasaklanan bilgileri teminMadde 334- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
-
Cinsel Saldırı Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından Bir İncelemeCinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiş olup bireyin cinsel dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Bu suçun temel şekli, mağdurun rızası olmaksızın vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranışlarla gerçekleşir. TCK m.102/1, sarkıntılık niteliğinde olmayan ve vücuda temas içeren... +Devamını oku
-
Yasak cihaz veya programlarMadde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden... +Devamını oku
-
Kasten Yaralama Suçları ve Cezaları: Türk Ceza Hukuku'na Göre Detaylı İncelemeKasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında düzenlenen ve bireylerin vücut bütünlüğüne karşı işlenen suçlar arasında yer alan önemli bir fiildir. Bu suç, mağdurun fiziksel olarak zarar görmesine neden olan eylemleri kapsar. Kasten yaralama suçları ve cezaları, suçu işleyenin niyetine, kullanılan yönteme ve... +Devamını oku
-
Kamu Barışına Karşı SuçlarHalk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine... +Devamını oku
-
Devletin egemenlik alametlerini aşağılamaMadde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.(2) İstiklal Marşını... +Devamını oku
-
Yalan tanıklıkMadde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç... +Devamını oku
-
TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET VERME SUÇU VE TÜRK CEZA HUKUKUNDAKİ DÜZENLEMESİ1. GirişTaksirle ölüme sebebiyet verme suçu, Türk Ceza Hukuku’nda dikkat çeken ve uygulamada oldukça sık karşılaşılan bir suç tipidir. Bu suç tipi genellikle trafik kazaları, iş kazaları, ihmali davranışlar veya öngörülebilir tehlikelerin dikkate alınmaması gibi durumlar sonucunda meydana gelmektedir. Türk Ceza Kanunu, suçun... +Devamını oku
-
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüsMadde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)(1) Görülmekte olan bir davada (…) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, (…)99 sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için... +Devamını oku
-
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı SuçlarYabancı devlet başkanına karşı suçMadde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma... +Devamını oku
-
FUHUŞ SUÇU: TÜRK CEZA HUKUKU AÇISINDAN BİR DEĞERLENDİRMEFuhuş suçu, kamu düzenini ve ahlakını korumaya yönelik suç tiplerinden biri olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenmiştir. Bu suç, esas olarak bireyin cinsel dokunulmazlığına değil, toplumun genel ahlakına ve sağlığına yönelen bir tehdit olarak kabul edilmektedir. TCK’nın 227. maddesi, fuhşa teşvik, aracılık etme, yer temin etme ve bu... +Devamını oku
-
Suçta Tekerrür ve Mükerrir Olma Durumu: Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik Bir İncelemeGirişCeza hukuku sistemlerinde suçlunun yeniden suç işlemesini önlemek ve toplumu korumak adına çeşitli önleyici mekanizmalar geliştirilmiştir. Bu mekanizmalardan biri de “tekerrür” kurumudur. Tekerrür, bir kimsenin daha önce işlemiş olduğu suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmasına rağmen tekrar... +Devamını oku
-
Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
-
Cinsel tacizCeza kanunu Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı... +Devamını oku
-
Çocukların cinsel istismarıTCK Madde 103(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md... +Devamını oku
-
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaTCK Madde 109(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun;a) Silahla,b) Birden fazla kişi... +Devamını oku
-
Kötü muameleCeza kanunu Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan... +Devamını oku
-
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olmaMadde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
-
Savaşta yalan haber yaymaMadde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar... +Devamını oku
-
Denetim görevinin ihmaliMadde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kamu Barışına Karşı SuçlarHalk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine... +Devamını oku
-
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeMadde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile... +Devamını oku
-
İşkence ve EziyetEziyetCeza kanunu Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini... +Devamını oku
-
Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
-
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemekMadde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanMadde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan... +Devamını oku
-
Nefsi Müdafaa (Meşru Müdafaa) Savunması Nasıl Yapılır?Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişTürk Ceza Hukuku’nda nefsi müdafaa (meşru müdafaa), hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak düzenlenmiş olup, saldırıya uğrayan bireyin ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran önemli bir kurumdur. Nefsi müdafaa, hem bireyin temel hak ve özgürlüklerini koruma altına alan bir güvence aracı, hem... +Devamını oku
-
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesiCeza kanunu Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî... +Devamını oku
-
Ceza Hukukuna Hangi Avukatlar Hizmet Eder? Ceza Avukatlarının Görevleri Nelerdir ?1. Ceza Hukuku ve Ceza AvukatlarıCeza hukuku, toplum düzenini korumak amacıyla oluşturulmuş bir hukuk dalıdır. Ceza hukuku, suç ve cezaların belirlenmesini, suç işleyen kişilerin nasıl yargılanacağını ve hangi yaptırımlara tabi tutulacağını düzenler. Ceza davalarında hukuki destek sağlamak için ceza avukatlarına... +Devamını oku
-
Mühürde sahtecilik Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya... +Devamını oku
-
ŞantajTCK Madde 107(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar... +Devamını oku
-
İftiraMadde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada... +Devamını oku
-
Özel yetkiMADDE 13(1) Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.(2) Şüpheli veya sanığın Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Türkiye'de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.(3) Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.Yabancı ülkede işlenen... +Devamını oku