Taksirle yaralama suçu davası

TAKSİRLE YARALAMA SUÇU VE CEZASI
Türk Ceza Hukuku Açısından İnceleme
Giriş
Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) sistematiğinde vücut dokunulmazlığına karşı suçlar arasında yer almaktadır. Bu suç tipi, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması şeklinde tezahür eder. Taksirle yaralama suçu, kasten yaralama suçundan farklı olarak failin istememesine rağmen gerçekleşen bir sonuçla ilgilidir. Bu makalede, TCK’nın 89. maddesi çerçevesinde taksirle yaralama suçunun unsurları, nitelikli halleri, ceza miktarları ve uygulamadaki yansımaları detaylı şekilde ele alınacaktır.
I. Taksirin Tanımı ve Hukuki Mahiyeti
A. Taksir Kavramı
TCK m. 22/2’ye göre:
“Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, öngörülebilir bir neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.”
Bu tanıma göre taksirde fail, öngörülebilir bir neticeyi öngörememekte ve bu eksiklik nedeniyle hukuka aykırı sonuç meydana gelmektedir. Failin isteme yönünde bir iradesi bulunmamakla birlikte, özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranışı söz konusudur.
B. Taksirin Türleri
-
Basit Taksir: Dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali sonucu, öngörülebilir bir neticenin öngörülememesi hâlidir.
-
Bilinçli Taksir: Fail neticeyi öngörmekte fakat gerçekleşmeyeceğini ummaktadır. (TCK m. 22/3)
Her iki tür de taksirle yaralama suçunun işlendiği durumlarda farklı cezalara sebebiyet verir.
II. Taksirle Yaralama Suçunun Unsurları
A. Fail ve Mağdur
Bu suçun faili herkes olabilir. Mağdur ise bedensel veya ruhsal bütünlüğü zarar gören herhangi bir kişi olabilir. Suç, özgü bir suç değildir; herkes tarafından işlenebilir.
B. Fiil
Failin, mağdurun beden veya ruh sağlığına zarar verecek bir harekette bulunması, bu hareketin hukuka aykırı olması ve bir nedensellik bağıyla mağdurun yaralanmasına yol açması gerekir. Örneğin bir sürücünün trafik kurallarına aykırı olarak yaptığı manevra sonucu bir yayaya çarpması bu kapsama girer.
C. Netice
Mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması gerekir. TCK m. 89’da bu netice açıkça aranmıştır. Basit bir darbe değil, mutlaka sağlık üzerinde bir etkisi olmalıdır.
D. Taksir (Manevi Unsur)
Failin kastı değil taksiri söz konusudur. Yani sonucu istememekte, fakat dikkat ve özen yükümlülüğünü ihmal ederek neticeye sebep olmaktadır.
E. Hukuka Aykırılık
Fiilin hukuka uygunluk nedenlerinden biriyle korunmaması gerekir. Örneğin meşru müdafaa, görevin ifası gibi durumlar yoksa fiil hukuka aykırıdır.
III. Taksirle Yaralama Suçunun Cezası (TCK m. 89)
A. Temel Hâl (m. 89/1)
TCK m. 89/1’e göre:
“Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
B. Neticenin Ağırlığına Göre Nitelikli Hâller (m. 89/2)
Eğer yaralanma;
-
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
-
Konuşma, çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına,
-
Yüzde sabit iz kalmasına,
-
Hayat tehlikesi geçirmeye neden olmuşsa,
fail, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hâller, suçun nitelikli biçimlerini oluşturur.
C. Daha Ağır Neticeler (m. 89/3)
Eğer yaralama;
-
İyileşmesi sürekli bir hastalık,
-
Sakatlık,
-
Konuşma veya duyuların kaybı gibi sonuçlar doğurursa,
ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlenir.
D. Çoklu Mağduriyet (m. 89/4)
Bir fiil ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunursa, ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
E. Bilinçli Taksir Hâli (m. 22/3)
Fail sonucu öngörmesine rağmen gerçekleşmeyeceğini ummuşsa, bilinçli taksir söz konusudur. Bu durumda verilecek ceza bir katına kadar artırılabilir.
IV. Şikayet ve Soruşturma Usulü
Taksirle yaralama suçu şikayete bağlı bir suçtur (TCK m. 89/1 ve 2). Ancak m. 89/3 ve devamındaki ağır sonuçlar söz konusuysa suç re’sen soruşturulur.
Şikayet süresi, TCK m. 73’e göre mağdurun suçu ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır.
V. Uygulamada Taksirle Yaralama
Taksirle yaralama suçu özellikle;
-
Trafik kazaları,
-
İnşaat kazaları,
-
Tıbbi müdahaleler,
-
Spor karşılaşmaları,
-
İş kazaları gibi durumlarda sıklıkla gündeme gelir.
Özellikle sağlık çalışanlarının ihmali, doktor hataları veya cerrahi müdahaleler sırasında meydana gelen zararlar da bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.
VI. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Erteleme
Basit taksirle işlenen yaralama suçlarında, failin sabıkasının bulunmaması hâlinde HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) veya cezanın ertelenmesi mümkündür. Bu durum sanık açısından cezanın infazını engelleyen bir tedbir niteliğindedir.
VII. Tazminat ve Hukuki Sorumluluk
Ceza yargılamasından bağımsız olarak, taksirle yaralama mağduru tazminat davası açabilir. Bu durumda failin maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğar. Özellikle ağır yaralanmalarda veya mesleki ihmallerde yüksek meblağlı tazminatlar gündeme gelmektedir.
Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Hukuku’nda hem birey sağlığını korumak hem de toplumsal güvenliği sağlamak amacıyla düzenlenmiş önemli bir suç tipidir.
Failin kastı olmaksızın, yalnızca özen ve dikkat eksikliği nedeniyle meydana gelen bu suç, modern hukuk sistemlerinde de ciddi şekilde ele alınmaktadır. Neticenin ağırlığı, mağdur sayısı ve failin kast derecesine göre ceza farklılıkları mevcuttur. Uygulamada özellikle trafik ve iş kazalarıyla sıkça karşılaşılan bu suç tipi, hem ceza hem de tazminat hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliMadde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan... +Devamını oku
-
Malvarlığına Karşı SuçlarHırsızlıkKullanma hırsızlığı TCK Madde 146(1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.Zorunluluk hâliMadde 147(1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak... +Devamını oku
-
Devletin güvenliğine ilişkin belgelerMadde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Yukarıdaki... +Devamını oku
-
Düşman devlete maddi ve mali yardımMadde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.(2) Savaş... +Devamını oku
-
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlıkMadde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından... +Devamını oku
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku