Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu

Türk Ceza Kanunu Madde 104 Kapsamında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu: Hukuki ve Cezaî Değerlendirme

Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesi, rızaen gerçekleşen cinsel ilişkilerin suç teşkil edip etmediğini belirleme bakımından önemli bir normatif düzenlemedir. Bu madde kapsamında, 15 yaşını tamamlamış fakat 18 yaşını doldurmamış olan bireylerle rızaya dayalı cinsel ilişkiler belirli koşullarda suç olarak tanımlanmıştır. Suçun oluşabilmesi için mağdurun 15 yaşını doldurmuş olması gerekir; aksi durumda TCK m. 103 devreye girer. 104. madde, hem mağdurun hem de failin yaşları açısından yaş farkına dayalı bir koruma amacını güder. Failin, mağdurdan en az beş yaş büyük olması suçun oluşumu için aranan temel koşullardan biridir. Aksi takdirde, cezai sorumluluk doğmayabilir ve eylem suç oluşturmaz.

Bu maddeyle çocukların erken yaşta cinsel ilişkilere yönlendirilmesinin önüne geçilmek istenmektedir. Ancak, mağdurun rızasının bulunması, failin 18 yaşından büyük olması ve yaş farkının beş yıldan fazla olması hâlinde cezai yaptırım uygulanmaktadır. Bu düzenleme, özellikle birbirini seven genç çiftlerin kriminalize edilmesini önleyici bir sınır oluşturma amacı da taşımaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin ve Yargıtay’ın içtihatlarında da, çocukların cinsel yönden korunması ile bireyin cinsel özgürlüğünün dengelenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Türk Ceza Hukuku’nda cinsel dokunulmazlık suçları, bireyin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü korumaya yöneliktir.

104. madde ise bu koruma amacını, “rıza” ve “yaş” faktörlerini esas alarak sınırlandırır. Bu madde kapsamında cezai yaptırım, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Ancak, mağdurun şikâyeti olmadıkça soruşturma yapılamaz, bu da suçun şikâyete bağlı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, kamu düzenini doğrudan ilgilendirmeyen ve daha çok özel hayat alanına giren bir suç türü söz konusudur.

Bununla birlikte, mağdurla evlenme hâlinde, TCK m. 104/2 uyarınca ceza verilmeyebilir veya verilen ceza ertelenebilir. Fakat bu düzenleme, 2023 yılı itibarıyla çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi amacıyla ciddi tartışmalara konu olmuştur. Zira cezasızlık hâlinin evlenme kurumuyla giderilmesi, özellikle kız çocukları bakımından mağduriyetlerin doğmasına sebep olabilmektedir. Bu nedenle, bazı hukukçular 104. maddenin bu yönünün revize edilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunda failin kastı, mağdurun yaşının bilindiği ve eylemin bilerek yapıldığı durumlarda söz konusudur. Hata hâli ise TCK m. 30 çerçevesinde değerlendirilebilir; örneğin mağdurun yaşını olduğundan büyük göstermesi hâlinde failin cezai sorumluluğu tartışmalı hâle gelebilir. Öğretide bazı görüşler, mağdurun fiilen rıza göstermesi hâlinde failin korunmaya değer bir sosyal ilişkisi varsa, cezasızlık önerisinde bulunmaktadır.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir sorun, failin mağdurun yaşı hakkındaki bilgisinin gerçekliğe ne ölçüde dayanması gerektiği noktasındadır. Ceza Genel Kurulu, bu konuda “failin objektif olarak mağdurun yaşını bilmesi gerekirdi” standardını benimsemiştir. Yine de yaş farkının beş yıldan az olması, ceza verilmemesi sonucunu doğurabilir. Bu yönüyle madde, gençler arası ilişkilere cezai müdahaleyi sınırlandırmakta, ancak çocukların cinsel istismarına karşı açık bir koruma sunmaktadır.

TCK m. 104 ile hedeflenen temel amaç, gelişim çağındaki bireylerin ruhsal, bedensel ve sosyal bütünlüklerini korumaktır. Aynı zamanda, bu düzenleme ile çocukların zorlayıcı olmayan ama potansiyel olarak sömürüye açık ilişkilerden korunması hedeflenir. Tüm bu nedenlerle, madde hem cezalandırıcı hem de önleyici hukuk işlevi görmektedir. Ancak toplumsal değer yargılarının hızla değişmesiyle, normun güncellenmesine yönelik akademik ve toplumsal talepler artmaktadır. Sonuç olarak, TCK m. 104 gençlerin korunması ve bireyin cinsel özerkliğinin sınırlarının çizilmesi açısından hassas bir denge gözeten, önemli bir ceza hukuku normudur.

Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 699 konu bulundu
  • Kamu görevlisinin ticareti Madde 259(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 
  • Yabancı tarafından işlenen suçMadde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun... +Devamını oku
  • Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan TicaretiGöçmen kaçakçılığıCeza kanunu Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para... +Devamını oku
  • Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
  • Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlikMadde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Fiil,... +Devamını oku

Pages