Konutu Terk Etmeme Ev Hapsi Nedir ?

Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Tedbiri Nedir?

Giriş

Ceza muhakemesi hukukunda, şüpheli veya sanığın yargılama sürecinde adaleti engellememesi, delilleri karartmaması veya kaçmaması için uygulanan koruma tedbirleri arasında konutu terk etmeme tedbiri günümüzde sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmiştir. Kamuoyunda "ev hapsi" olarak da bilinen bu tedbir, bireyin ceza infaz kurumu yerine kendi ikametinde belirli koşullar altında özgürlüğünün sınırlandırılmasını amaçlar. Bu makalede, konutu terk etmeme tedbirinin hukuki dayanakları, uygulanma koşulları, niteliği, süresi ve denetimi ayrıntılı olarak ele alınacaktır.


1. Hukuki Dayanak

Konutu terk etmeme tedbiri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesi kapsamında düzenlenen adli kontrol tedbirleri arasında yer almaktadır.

CMK m. 109/3-b:

“Şüpheli veya sanık hakkında, aşağıdaki adli kontrol yükümlülüklerinden biri veya birkaçı kararlaştırılabilir:
(…)
b) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek ya da ancak belirlenen yer veya bölgelere gitmek.”

Bu düzenleme doğrultusunda, konutu terk etmeme yükümlülüğü bir bölge sınırlaması anlamına gelmekte ve uygulamada "konut" esas alınmaktadır.

Ayrıca CMK m. 109/3-j bendinde de elektronik kelepçe uygulaması ile bağlantı kurulabilecek bir düzenleme yer almaktadır:

CMK m. 109/3-j:

“Şüpheli veya sanığın konutu terk etmemesi (…) gerektiğinde teknik araçlarla izlenmesi.”

Bu bağlamda ev hapsi, yalnızca fiziki kontrolle değil, aynı zamanda elektronik izleme (elektronik kelepçe) yöntemiyle de denetlenebilmektedir.


2. Konutu Terk Etmeme Tedbirinin Niteliği

Konutu terk etmeme tedbiri, ceza muhakemesi süresince uygulanabilen hürriyeti sınırlayıcı ancak tutuklama kadar ağır olmayan bir tedbirdir. Tutuklama gibi özgürlüğü tümden ortadan kaldırmamakla birlikte, kişinin belirlenen konut sınırlarının dışına çıkmasını engeller. Bu yönüyle tutuklamaya alternatif bir koruma tedbiri olarak değerlendirilir.

Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği ile bağlantılı olarak, bu tedbirin ancak kanuni sınırlar çerçevesinde, hâkim kararıyla ve meşru bir amaçla uygulanması gerekir.


3. Uygulanma Koşulları

Konutu terk etmeme kararı verilmesi için belirli şartların oluşması gereklidir:

  • Tutuklama şartlarının gerçekleşmiş olması (CMK m. 100)

  • Orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gereğince tutuklamadan daha hafif bir tedbirin yeterli görülmesi

  • Hâkim veya mahkeme kararı ile uygulanması

Bu bağlamda, kaçma şüphesi, delil karartma riski, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı kurma ihtimali gibi sebepler mevcutsa; ancak tutuklama yerine daha hafif bir yol tercih edilecekse konutu terk etmeme kararı gündeme gelebilir.


4. Uygulama Süreci ve Denetimi

Konutu terk etmeme tedbiri:

  • Sulh ceza hâkimi tarafından verilir.

  • Uygulama kararı ile birlikte kişinin:

    • Hangi adreste kalacağı

    • Gerekli denetim araçları

    • İhlal halinde doğacak yaptırımlar
      açıkça belirtilmelidir.

Tedbirin denetimi, elektronik kelepçe gibi teknik araçlarla yapılabileceği gibi, kolluk kuvvetleri tarafından periyodik kontrollerle de sağlanabilir.


5. Süresi ve Kaldırılması

Adli kontrol kararları belirli bir süre için verilmez; ancak CMK m. 110 uyarınca:

“Adli kontrole ilişkin kararlar, Cumhuriyet savcısının istemi veya re’sen hâkim ya da mahkeme tarafından kaldırılabilir veya değiştirilebilir.”

Şüpheli veya sanık, kararın kaldırılması veya değiştirilmesini talep edebilir. Mahkeme veya sulh ceza hâkimi bu talebi değerlendirerek, tedbiri sonlandırabilir ya da başka bir tedbirle değiştirebilir.

Ayrıca, konutu terk etmeme yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde kişi hakkında:

  • Daha ağır adli kontrol tedbirleri uygulanabilir

  • Tutuklama kararı verilebilir (CMK m. 112)


6. Elektronik Kelepçe ile İzleme

Konutu terk etmeme tedbiri, özellikle son yıllarda elektronik izleme sistemleriyle birlikte daha etkin hale gelmiştir. Bu bağlamda:

  • Şüphelinin belirlenen konutu terk edip etmediği,

  • İhlallerin anlık takibi,

  • Kolluk güçlerinin müdahalesi

teknoloji sayesinde mümkün hale gelmiştir. Elektronik kelepçe uygulaması, kişinin bileğine takılan bir cihaz aracılığıyla sürekli takip edilmesini sağlar.


7. Uygulamadaki Önemi ve Yargı Kararları

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, konutu terk etmeme tedbirinin:

  • Tutuklamaya oranla daha hafif ve orantılı bir tedbir olduğu,

  • Temel hak ve özgürlükler yönünden daha az müdahale içerdiği,

  • Özellikle mağdurun korunması gereken dosyalarda, sanığın uzaklaştırılmasının yeterli olduğu durumlarda uygulanabileceği

vurgulanmaktadır.


Konutu terk etmeme (ev hapsi) tedbiri, modern ceza muhakemesi hukukunda, tutuklama tedbirinin istisna olması gerektiği ilkesine uygun olarak geliştirilen ve bireyin temel haklarına daha az müdahale eden bir uygulamadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca uygulanan bu tedbir; ölçülülük, orantılılık ve adaletin tesisi ilkeleri gözetilerek, gerekirse elektronik kelepçe ile desteklenerek yürütülmelidir. Uygulama süreci boyunca hem bireyin hak ve özgürlükleri hem de toplumun güvenliği birlikte değerlendirilmelidir.

Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi

Toplam 699 konu bulundu
  • Cezaların türleri nelerdir?Cezalar, hapis cezası ve adli para cezası olarak ikiye ayrılır. Hapis cezaları, kısa süreli ve uzun süreli olabilir. Adli para cezası ise suçun niteliğine göre belirlenen miktarda para ödenmesidir.
  • Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde imal ve ticaretiCeza kanunu Madde 188- (1)Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunuMadde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal... +Devamını oku
  • Nitelikli Dolandırıcılık Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeDolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenmiş olup, bir kimsenin hileli davranışlarla aldatılarak malvarlığında zarara uğratılması esasına dayanır. TCK m.157’ye göre, failin hileli davranışlarla mağduru kandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması halinde basit dolandırıcılık suçu oluşur. Ancak,... +Devamını oku
  • TAKSİRLE YARALAMA SUÇU VE CEZASITürk Ceza Hukuku Açısından İncelemeGirişTaksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu (TCK) sistematiğinde vücut dokunulmazlığına karşı suçlar arasında yer almaktadır. Bu suç tipi, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu mağdurun bedensel veya ruhsal sağlığının bozulması şeklinde tezahür eder. Taksirle yaralama suçu, kasten yaralama suçundan farklı... +Devamını oku
  • Kasten Yaralama Suçu: TCK m.86 Kapsamında Hukuki ve Cezai DeğerlendirmeTürk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi, kasten yaralama suçunu düzenlemektedir ve suçun temel tanımını, failin bir başkasını fiziksel olarak yaralaması şeklinde yapmaktadır. TCK m.86/1’e göre, "bir kişiye kasten yaralama" suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu suç, bedeni bütünlüğe karşı işlenen suçlar arasında yer... +Devamını oku
  • Türk Ceza Kanunu Madde 125 Kapsamında Hakaret Suçu: Hukuki Bir İncelemeTürk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, bireyin onur, şeref ve saygınlığını koruma amacı güden “hakaret” suçunu düzenlemektedir. Hakaret suçu, kişilik haklarını ihlal eden fiiller arasında yer almakta ve hem bireyin toplum içindeki itibarını hem de öz saygısını güvence altına almaktadır. TCK m. 125/1 uyarınca, “bir kimseye onur,... +Devamını oku
  • MALA ZARAR VERME SUÇU VE HUKUKİ SONUÇLARITürk Ceza Hukuku Açısından Akademik İnceleme1. GirişMülkiyet hakkı, bireylerin sahip olduğu en temel haklardan biri olup, gerek anayasal güvencelerle gerekse ceza hukuku kurallarıyla korunmaktadır. Bu bağlamda, başkasına ait bir mala kasten zarar verilmesi, Türk Ceza Kanunu’nda “mala zarar verme suçu” olarak düzenlenmiştir. Bu suç tipi, mülkiyet hakkının... +Devamını oku
  • Etkin pişmanlıkMadde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten... +Devamını oku
  • Bilişim sistemine girmeMadde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[1](2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.(3) Bu fiil nedeniyle sistemin... +Devamını oku
  • Yabancı ülkede işlenen suçlarda yetkiMADDE 14(1) Yabancı ülkede işlenen ve kanun hükümleri uyarınca Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki, 13 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenir.(2) Bununla birlikte Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine yetki verebilir.(3) Bu... +Devamını oku
  • Dolandırıcılık Madde 157(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.Nitelikli dolandırıcılık Madde 158(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum... +Devamını oku
  • Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulüMadde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
  • Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamaMadde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Halkın bir kesimini... +Devamını oku
  • Genital muayeneMadde 287- (1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve yönetmeliklerde öngörülen hükümlere uygun olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
  • Edimin ifasına fesat karıştırmaMadde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)... +Devamını oku
  • Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
  • Seferberlikle ilgili görevin ihmaliMadde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Hükûmete karşı suçMadde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Hükümlü veya tutukluların ayaklanmasıMadde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
  • Halkı askerlikten soğutmaMadde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
  • Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmaMadde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
  • Yetkili olmayan hâkim veya mahkemenin işlemleriMADDE 20(1) Yetkili olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler, sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işlemlerMADDE 21(1) Bir hâkim veya mahkeme, yetkili olmasa bile, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, yargı çevresi içerisinde gerekli işlemleri yapar.
  • Ceza indirimi nedir?Ceza indirimi, failin suçu itiraf etmesi, pişmanlık göstermesi veya mağdurla uzlaşması durumunda uygulanabilir. Bu durumda, mahkeme cezada indirim yapabilir.
  • Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaMadde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek... +Devamını oku
  • Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıMadde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.[2]Etkin pişmanlıkMadde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,... +Devamını oku
  • Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıMadde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya... +Devamını oku
  • Yabancı devlet aleyhine asker toplamaMadde 306- (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal... +Devamını oku
  • Göreve ilişkin sırrın açıklanması Madde 258(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten... +Devamını oku
  • İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku
  • Nüfuz ticareti Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması... +Devamını oku
  • Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılmasıMadde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. 
  • Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı SuçlarCumhurbaşkanına hakaretMadde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.... +Devamını oku

Seiten