Kasten Yaralama

Kasten Yaralama Suçu: TCK m.86 Kapsamında Hukuki ve Cezai Değerlendirme
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesi, kasten yaralama suçunu düzenlemektedir ve suçun temel tanımını, failin bir başkasını fiziksel olarak yaralaması şeklinde yapmaktadır. TCK m.86/1’e göre, "bir kişiye kasten yaralama" suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu suç, bedeni bütünlüğe karşı işlenen suçlar arasında yer alır ve mağdurun vücut sağlığını hedef alır.
Yaralama suçunun oluşabilmesi için failin kast ile hareket etmesi gerekir; yani mağdura zarar vermek amacıyla hareket etmesi zorunludur. TCK m.86/1’de, bu suçu işleyen kişi hakkında hükmolunacak ceza kısa süreli hapis cezası ile sınırlıdır. Ancak yaralanan kişinin vücut sağlığı üzerinde kalıcı bir etki oluşturulmuşsa, ceza daha da artırılabilir.
TCK m.86/2, nitelikli hal olarak, yaralamanın silahla yapılması hâlinde cezaların artırılacağını belirtir. Silah kullanılarak işlenen yaralama suçunda, ceza 3 yıldan 7 yıla kadar hapis olabilir. Burada "silah" kelimesi, ateşli silahlar, bıçak, kesici alet gibi çeşitli araçları kapsamaktadır. Silah ile işlenen kasten yaralama suçu, failin toplum için daha tehlikeli olduğu kabul edilerek ağırlaştırılmıştır.
TCK m.86/3, yaralamanın ölüme sebebiyet verme neticesini doğurması durumunda cezayı artırmaktadır. Eğer yaralama sonucu ölüm meydana gelirse, kasıtlı öldürme suçunun unsurları oluşmuş olur ve fail ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılabilir. Bu tür durumlarda, cezaların bireysel olarak belirlenmesi için delillerin dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Yaralama suçunda mağdurun yaralandığı bölgeler, yaralanmanın derecesi, tedavi süresi gibi hususlar cezaya etki eder. Basit yaralama ve nitelikli yaralama arasında fark bulunur. Basit yaralama, genellikle daha kısa süreli tedavi gerektiren yaralanmalardır, nitelikli yaralama ise daha ciddi sağlık sorunlarına yol açan yaralanmalardır.
TCK m.86'nın uygulanmasında, failin pişmanlık duyması ve mağdurun zararını karşılaması gibi hususlar cezanın azaltılması için birer faktör olabilir (TCK m.192). Örneğin, mağdurun tüm zararlarının karşılanması ve mağdurun affetmesi hâlinde, mahkeme failin cezasını hafifletebilir. Ayrıca, suçun terörle mücadele bağlamında işlenmesi veya devlet yetkilisine karşı yapılması durumunda, cezalar daha da ağırlaştırılabilir (TCK m.88).
Yaralama suçlarının işlenmesi sırasında kullanılan psikolojik şiddet de failin cezalandırılmasını etkileyebilir. Eğer mağdur, sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da mağdur olmuşsa, mahkeme bu durumu göz önünde bulundurabilir. Bu durumda, mağdurun sağlık durumu, yaşam kalitesindeki değişiklikler ve tedavi süreci mahkemeye sunulabilir.
TCK m.86, uzlaşma hükümlerine de yer verir; yani, yaralama suçunun mağduru ile fail arasında uzlaşma sağlanması hâlinde, cezanın azaltılması söz konusu olabilir. Ancak, uzlaşma yalnızca basit yaralama suçlarında geçerli olup, nitelikli yaralama suçları için geçerli değildir. Ayrıca, suçun aile içi şiddet kapsamında işlenmesi durumunda, cezanın belirlenmesinde ekstra hassasiyet gösterilebilir.
Sonuç olarak, kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nda ciddi cezai yaptırımlara tabi tutulan bir suçtur. Suçun işleniş şekli, failin kastı, kullanılan alet ve mağdurun sağlık durumu gibi faktörler, cezanın şiddetini doğrudan etkiler. Cezaların bireyselleştirilmesi, mağdurun durumu ve failin davranışları göz önünde bulundurularak yapılır. Ceza avukatı, suçun niteliğini ve somut olayın detaylarını dikkate alarak savunma yapabilir ve müvekkilinin haklarını koruyabilir.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Bağlantılı suçlarda yetkiMADDE 16(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine,... +Devamını oku
-
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;a) Belli bir... +Devamını oku
-
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesiCeza kanunu Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
-
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti... +Devamını oku
-
Kumar Oynatma Suçu: Türk Ceza Hukuku Açısından DeğerlendirmeKumar, Türk hukukunda hukuka aykırı ve toplumsal zararı yüksek bir faaliyet olarak kabul edilmekte ve bu nedenle yasaklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda kumar oynama değil, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçu cezai yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.228). TCK m.228/1’e göre, “kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan... +Devamını oku
-
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama[1] Madde 228- (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.[2](2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md... +Devamını oku