Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu: TCK m.188 Kapsamında Hukuki ve Cezai Değerlendirme
Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu kapsamlı biçimde düzenlemekte olup, bu madde uyarınca uyuşturucu satmak, en ağır cezalara tabi suçlardan biridir. TCK m.188/1’e göre, “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişi, 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” Bu düzenleme ile yasa koyucu, halk sağlığını ve toplum güvenliğini korumayı amaçlamaktadır.
Uyuşturucu ticareti suçu, yalnızca satış fiilini değil; nakletme, depolama, bulundurma, başkalarına verme gibi çok yönlü fiilleri de kapsar. Satma fiilinin gerçekleşmesi için maddenin karşı tarafın zilyetliğine geçmiş olması yeterlidir; satışın tamamlanması veya ücretin alınmış olması aranmaz. Suçun oluşabilmesi için failin kastı belirleyici olup, failin bilerek ve isteyerek uyuşturucu maddeyi başkasına vermesi gerekir.
Uyuşturucu madde satma suçu, taksirle işlenemez; suçun manevi unsuru doğrudan kasttır. Bu suç, toplumda yaygın etkiler yarattığı ve gençleri hedef aldığı için özel önlem ve yaptırımlarla düzenlenmiştir. Suçun örgütlü biçimde işlenmesi durumunda TCK m.188/5 uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır. Yine aynı maddenin 4. fıkrasında, suçun okul, yurt, hastane gibi kamuya açık yerlerde işlenmesi hâlinde cezalar artırılmaktadır.
Uyuşturucu satışına konu olan maddenin türü, miktarı ve saflık derecesi, ceza miktarını etkileyen önemli kriterlerdendir. Yargıtay kararlarına göre, madde miktarı tek başına cezanın artırılması için yeterli olmayıp; failin amacı, organizasyon yapısı ve kullanım şekli gibi hususlar da dikkate alınır. Uyuşturucu satma suçu, katalog suçlar arasında yer almakta ve tutuklama bakımından özel önem taşımaktadır (CMK m.100).
Bu suçlar bakımından etkin pişmanlık hükümleri sınırlı şekilde uygulanabilir; failin soruşturma aşamasında işbirliği yapması hâlinde cezasında indirim yapılabilir (TCK m.192). Ancak suçun örgütlü biçimde işlenmesi veya çok sayıda mağdura ulaşması hâlinde bu hükümler sınırlı uygulanır.
Ceza avukatı, failin lehine olan tüm delilleri sunarak savunma yapabilir ve delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediğini inceleyebilir. Uyuşturucu satma suçu kapsamında ele geçen maddelerin analizleri, kriminal laboratuvar raporları ve gizli soruşturma yöntemleri (örneğin teknik takip, gizli tanık) dosyada önemli yer tutar.
Kolluk kuvvetleri tarafından yapılan arama, el koyma ve gözaltı işlemlerinin hukuka uygunluğu, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşır. Failin, suçu ilk kez işlemiş olması, pişmanlık göstermesi ya da madde bağımlısı olmaması gibi durumlar cezanın bireyselleştirilmesinde dikkate alınır.
Uyuşturucu satma suçunda mahkeme, hem maddi gerçeği hem de failin kişisel durumunu gözeterek hüküm verir. Suçun sabit görülmesi hâlinde uzun süreli hapis cezası kaçınılmazdır; adli para cezası da çoğunlukla birlikte uygulanır. Ayrıca uyuşturucu suçlarında verilecek hapis cezaları genellikle ertelenemez, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez (CMK m.231/6). Uyuşturucu satışı sonucu elde edilen kazançlar müsadere edilir (TCK m.54).
Sonuç olarak, TCK m.188 kapsamında düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçu, ciddi yaptırımlar içeren, toplum sağlığını ve kamu güvenliğini doğrudan ilgilendiren ağır bir suç tipidir. Yargılama sürecinde hem şüphelinin haklarının korunması hem de toplumsal yararın gözetilmesi bakımından hukuki denge titizlikle sağlanmalıdır.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamaMadde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla... +Devamını oku
-
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf Madde 261(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
-
Kamu Barışına Karşı SuçlarHalk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehditMadde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine... +Devamını oku
-
Reşit olmayanla cinsel ilişkiTCK Madde 104(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme... +Devamını oku
-
Gizliliğin ihlaliMadde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın... +Devamını oku
-
Memnu Hakların İadesi (Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi) Türk Ceza Hukuku Açısından Akademik ve Bilgilendirici İncelemeGirişCeza hukukunun temel işlevlerinden biri, işlenen suçlara karşı toplum düzenini korumaktır. Ancak ceza infaz sistemi sadece cezalandırma değil, aynı zamanda topluma kazandırma ve yeniden entegrasyon amacını da taşır. Bu bağlamda, mahkûmiyetin bireyin tüm yaşamı... +Devamını oku