Gasp Davası

Türk Ceza Hukukuna Göre Gasp Suçu Davası, Cezası ve Savunma Stratejileri
Gasp suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 148. ve devamı maddelerinde düzenlenen, malvarlığına karşı işlenen ağır bir cebir suçudur. Suçun temel özelliği, mağdurun iradesini cebir veya tehdit yoluyla etkileyerek malın alınmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesine göre, "bir başkasının taşınır malını cebir veya tehdit kullanarak almak veya mağdura bu fiili yaptırmak" gasp suçunu oluşturur.
Cebir, mağdura fiziksel güç kullanmayı içerirken; tehdit, mağdurun korkuya kapılmasına neden olacak söz veya davranışları içerir. Gasp suçunda failin kastı, malı hukuka aykırı biçimde elde etmek amacıyla cebir veya tehdidi kullanmaktır. Bu nedenle, suçun oluşması için failin doğrudan kastla hareket etmesi gerekir.
Gasp suçunun temel hali, 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Gasp suçunun gece vakti işlenmesi, silahla işlenmesi, birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirilmesi gibi nitelikli halleri bulunmaktadır.
TCK m.149 kapsamında düzenlenen bu nitelikli haller suçun cezasını artırmaktadır. Örneğin, silahla işlenen gasp suçunda ceza 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına dönüşür. Gasp suçunun mağdurunun direnç gösterme imkanı olmadan cebir veya tehdide maruz kalması, suçun tipikliğini etkilemez. Mağdurun rızasının cebir veya tehditle sakatlanması, malın el değiştirmesini hukuka aykırı hale getirir. Gasp suçunda failin amaçladığı menfaat, maddi bir değere sahip taşınır maldır. Ancak bazı Yargıtay kararlarında kredi kartı, senet gibi değerlerin de gasp konusu olabileceği kabul edilmektedir. Gasp suçunun teşebbüs aşamasında kalması durumunda, faile teşebbüse ilişkin hükümler uygulanır (TCK m.35).
Örneğin, cebir kullanılmış ancak mal alınamamışsa fail yine cezalandırılır ancak ceza indirilir. Gasp suçu zincirleme şekilde işlenmişse, her bir gasp ayrı suç sayılabileceği gibi TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri de uygulanabilir. Suçun örgütlü biçimde işlenmesi halinde ceza artırılır (TCK m.220 ile bağlantılı değerlendirilir). Gasp suçunun çocuklara, yaşlılara veya savunmasız bireylere karşı işlenmesi, cezayı daha da artırabilir. Gasp suçunun kamu görevlisi tarafından görev nedeniyle işlenmesi, ağırlaştırıcı neden sayılır.
Gasp Suçunda Savunma Stratejileri
Gasp suçunda savunmanın ilk aşaması, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının incelenmesidir. Failin cebir veya tehdit kullanmadığı, mağdurun rızasıyla malı teslim ettiği ileri sürülebilir. Olayın hukuki nitelendirmesinin gasp değil, hırsızlık ya da yağma suçu olup olmadığı tartışılmalıdır. Suçun hukuki unsurlarında eksiklik varsa, suçun oluşmadığı savunulabilir. Gasp suçunda failin kastının olup olmadığı savunma açısından büyük önem taşır. Failin psikolojik durumu, akıl sağlığı, algılama yeteneği ve iradesi değerlendirmeye alınmalıdır.
Kasten hareket etmediği veya cebir/tehdit kullanmadığı kanıtlanabilirse cezasızlık ya da beraat gündeme gelebilir. Sanığın malı almak gibi bir amacı olmadan, sadece kavga ya da saldırı gerçekleştirdiği savunulabilir. Tehdit unsurunun mağdur tarafından yanlış yorumlandığı ileri sürülebilir. Cebrin sadece savunma niteliğinde olduğu, yani saldırıya karşı kendini koruma amacıyla yapıldığı ispat edilebilir. Sanığın eylemi sırasında orantısız güç kullanmadığı durumlarda meşru müdafaa hükümleri gündeme gelebilir.
Meşru müdafaa halinde fail hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilir (TCK m.25). Haksız tahrik savunması da bazı gasp dosyalarında değerlendirilebilir. Mağdurun ağır tahriki altında gerçekleştirilen gasp eylemi, TCK m.29 kapsamında cezayı önemli ölçüde düşürebilir. Özellikle aile içi şiddet, hakaret veya saldırıya maruz kalan sanıklar için tahrik savunması etkili olabilir. Sanığın eylemi sırasında etkin pişmanlık göstermesi, mağdura zararı telafi etmesi cezada indirim sağlar (TCK m.168).
Sanığın yargılama sürecinde delilleri gizlememesi, adaleti engellememesi lehine değerlendirilir. Gasp suçu nedeniyle yargılanan sanığın sabıkasız olması, ceza hükmü açısından önemlidir. İlk defa suç işleyen sanıklar hakkında hapis cezasının ertelenmesi gündeme gelebilir. Suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde ceza, gönüllü vazgeçme kapsamında daha da indirilebilir.
Yargıtay ve Uygulama Kararları
Yargıtay içtihatları, gasp suçunun oluşabilmesi için cebir veya tehdidin doğrudan malın alınmasına yönelik olması gerektiğini vurgular. Gasp ile yağma suçları arasında kavramsal ayrım, mağdurun malı bizzat vermesi veya failin alması noktasındadır.
Yargıtay, olayların somut koşullarını değerlendirerek cezanın alt sınırdan mı yoksa üst sınırdan mı verilmesi gerektiğine karar verir. Mahkemeler, mağdurun beyanlarının tutarlılığı, olay yerindeki delillerin durumu ve kamera kayıtlarını dikkate alır. Failin suç sonrası davranışları, kaçma girişimi, delilleri yok etme çabası cezayı ağırlaştırabilir. Öte yandan failin teslim olması, pişmanlığını açıkça göstermesi ve zararı gidermesi olumlu değerlendirilir. Yargıtay, sadece küfür ya da hakaretin gasp suçu sayılmayacağını, mal alma kastı olmadıkça suçun oluşmayacağını belirtir.
Ceza hukukunda şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, şüpheli durumlar sanık lehine yorumlanmalıdır. Bu nedenle, delil yetersizliği olan durumlarda beraat kararı verilebilir. Gasp suçunda savunma, yalnızca teknik bilgi değil aynı zamanda olayın detaylı analizini ve kanıtların titizlikle incelenmesini gerektirir.
Makaleler | Avukat Uğur Azap Antalya Hukuk Ofisi
-
Kamu Güvenine Karşı SuçlarParada sahtecilikMadde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile... +Devamını oku
-
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde kullanmakCeza kanunu Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı Ceza kanunu Madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla... +Devamını oku
-
Çocuğun soybağını değiştirmeMadde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
-
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulmasıMadde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması... +Devamını oku
-
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşmaMadde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren... +Devamını oku
-
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmakMadde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre... +Devamını oku